Bookmaker artbetting.co.uk - Bet365 review by ArtBetting.co.uk

Bookmaker artbetting.gr - Bet365 review by ArtBetting.gr

Germany bookmaker bet365 review by ArtBetting.de

Premium bigtheme.net by bigtheme.org

HABER KAMERAMANLIĞI NASIL BİR MESLEKTİR

habkam 19 Mart 2013 0
HABER KAMERAMANLIĞI NASIL BİR MESLEKTİR

Haber Kameramanlığı Nasıl Bir Meslek?

Çok eski yıllarda Kızılderililer dumanla iletişim kurarlarmış. Sonra yazı çıkmış. Yazı epey bir saltanat sürmüş. Derken günlerden bir gün radyo icat edilmiş. Düğmesini çevirdiğiniz anda sözler dökülmeye başlamış. İnsanları büyülemiş. İletişimde çağ atlanmış. Radyonun saltanatı yazı kadar uzun olmamış. Çok geçmeden sözü ve görüntüyü bir araya getiren o muhteşem alet, televizyon ortaya çıkmış. Televizyon çok kısa bir zamanda bütün evlerde ve iş yerlerinde en başköşeye oturmuş. Bu sihirli aletten yayınlanan görüntüler ve görüntüye destek olan sözler herkes tarafından kabul gören en önemli kaynak haline gelmiş. Görüntünün gücüyle kitleleri peşinden sürüklemiş. Toplumları, alışkanlıkları etkilemiş.

Televizyon haberciliğinin olmazsa olmazı görüntüyü üreten haber kameramanları nasıl bir mesleği icra ederler bundan bahsedelim.

Türkiye’de haber kameramanlığı mesleği televizyonla alakalı diğer mesleklerde olduğu gibi kamu televizyonu olan TRT de başladı. Geçen Yirmi küsur senenin ardından özel televizyonlar yayın hayatındaki yerini aldı. Meslektaşlarımız özel televizyonlarda da görev yapmaya başladı. Sanırım meslek geçmişimizi anlatmak için bu bilgiler yeterlidir.

Bu arada kamu veya özel televizyon, meslektaşlarımız hangisinde çalışırsa çalışsın bence hepsi kamu görevi yapmaktadır.

Haber kameramanı kimdir sorusuna cevap arayalım. Haber Kameramanları Derneği Ödül Törenlerinden birinde 9. Cumhurbaşkanımız  Süleyman Demirel; ”bir haber kameramanının görgüsü ve entelektüel seviyesi çok yüksek olmalıdır. Kamunun gözü olan Haber Kameramanı görevli olduğu bir işte o işin inceliklerini, ne anlam ifade ettiğini ve kamu için ne önem taşıdığını göremezse, kamuoyu da bunu göremez. Bu yüzden Haber kameramanı en azından bunları görebilecek entelektüel seviyeye sahip olmalıdır.” demişti. Sanırım bu meslek gerekliliklerimizden en önemlisi olmalıdır. Peki, gittiğimiz işte kamuya aktarmamız gereken bu detayları biri bize söyleyemez mi? İşte işin püf noktası burada. Bunu biraz açalım.

Televizyonculuk bir ekip işidir. Ekibin her elemanı kendine has katkılar sağlar. Biz burada haber kameramanının sağlayacağı katkıdan bahsedeceğiz. Göreve gitmeden önce haber merkezlerimizde yapılan toplantılarda görevin incelikleri ile ilgili konular üzerinde görüş alışverişinde bulunabiliriz. Bunun yanı sıra görev esnasında muhabir arkadaşımızla da fikir alış verişinde bulunabiliriz. Ama bazen gelişen ani bir olay olduğunda iş tamamen haber kameramanının inisiyatifine kalır. Bu gelişme üç beş saniye sürebilir veya panik yaratan bir gelişme olabilir. Hayati tehlike içeren bir gelişme de olabilir, herkes canının derdine düşebilir. En önemlisi hiç kimsenin fark edemediği sadece bizim fark ettiğiniz bir gelişme olabilir. Örnekleri çoğaltabiliriz. Sonuç olarak kimseyle iletişim içinde olamayacağımız durumlar olabiliyor. İşte burada tamamen kendi inisiyatifimizle, kendi bilgimizle, kendi görgümüzle, kendi çabukluğumuzla, cesurluğumuzla, vs. tespit ettiğimiz olayın görüntüsünü toplarız. Burada kamuoyu tamamen bizim yeteneklerimiz çerçevesinde bilgilenir. Sanırım bu paragrafta bir haber kameramanında olması gereken ani ve doğru karar verme yetisi, risk alabilme, bilgi, görgü, kıvraklık, entelektüel seviye, cesurluk, çabukluk gibi bazı temel özellikleri anlatmış olduk.

Biraz daha devam edelim, renkli bir meslektir haber kameramanlığı. İçinde her meslekten parçalar bulunmaktadır. Nasıl mı? Birkaç örnek verelim. Yangına gittiğimizde itfaiyeci oluruz. Nerde durmamız gerektiğini, ne tür risklerle karşı karşıya olabileceğimizi bilmemiz gerekir. Savaş bölgelerine gittiğimizde asker oluruz. Siper alırız. Kurşunun nereden geleceğini, bombanın nerelere düşebileceğini kestirmeye çalışırız. Nerelerde güvenli kalabiliriz, karnımızı nasıl doyururuz, vs. hepsi için tedbirlerimizi almak zorundayız. Avukat oluruz. Mağdurların hakkını ararız. Mesleki örnekleri çok uzatmayalım, sonuç, her işten az da olsa anlamalıyız.

Başka bir detay da bazen göstermek için ölürüz. Bazen yaralanırız. Bazen dayak yeriz. Bu risklerle ne derece karşı karşıyayız? Bununla ilgili son derece çarpıcı bir örnek var. Bunu sizlerle paylaşırsam çok etkileneceğinizi düşünüyorum. On sekiz yıldır TRT Haber Merkezinde görev yapmaktayım. TRT Haber kamera servisine yolunuz düşürse duvarda şehitlerimiz yazan bir plakanın altında beş tane çerçeve asılıdır. Bu çerçevelerde görevleriyle ilgili bir aktiviteyi yerine getirirken kaybettiğimiz meslektaşlarımızın fotoğrafları vardır. Bu çerçevede fotoğrafları olan meslektaşlarımızla çalıştım. Burada şunu anlatmak istiyorum. En fazla elli – altmış kişinin aktif görev yaptığı haber kamera servisinde beş şehit. Durumun vahametini düşünebiliyor musunuz? Meslek hayatı boyunca ölme riskimiz % 10, evet yanlış duymadınız %10. Bu sadece hayatını kaybedenlerin oranı. Peki ya kaza geçirenler. Türkiye’de mesleğimizin ilk temsilcilerinin olduğu, TRT haber kamera servisindeki kameramanlarla yaptığım bir anketin sonuçlarına göre elde ettiğim veriler şu şekildedir. Görev esnasında kaza geçirenlerin oranı %85, yaralananların oranı %80’dir. Meslek hastalıklarına sahip olanların oranı da % 75 civarındadır. Sanırım dünyada hiçbir meslekte bu korkunç oranları bulamazsınız. Peki, neden böyle sonuçlara katlanırız. Ünlü olmak için mi? Hayır. Kaç tane ünlü haber kameramanı tanıyorsunuz? Biz televizyonun tanınmayan yüzüyüz. Kamera arkasıyız. Bu tip risklere girerek aldığımız görüntüler olunca maaşımız mı artar? Hayır, böyle bir şey de yok. Nedir o zaman bu? Cevap vereyim, her meslektaşımızın kalbinin derinliklerinde yatan görünmeyeni, saklananı görerek insanlara gösterme aşkından başka bir şey değil. Bunu başardığımız anda dünyanın en mutlu insanı biz oluruz. Ha bu arada yukarıdaki korkunç oranlara rağmen dünyaya bir daha gelsem aynı mesleği yapmak isterdim diyenlerin oranı ise %95’dir.

Rakamlarla sizi sıkmak istemiyorum ama yaptığım bu mülakatlarda çok çarpıcı rakamlar var bunları da paylaşmak istiyorum. Haber kameramanları meslek hayatı boyunca ortalama iki milyon km mesafe kat ediyorlar. Yaklaşık yetmiş – seksen farklı ülkede çalışma fırsatı buluyorlar. Ortalama on civarında savaş görüyorlar. Bulundukları görevlerin büyük oranı tarihe yön veren olaylardan oluşuyor. Bu yüzden anılarını yazmaları ilerde tarihçilere çok büyük destekler verebilir. Bunu şiddetle tavsiye ediyorum.

Sayın meslektaşlarım, belki holiganca olacak ama öyle bir mesleği icra ediyoruz ki anlatmakla bitiremiyorum. Bazı yanlarımızı da konu başlıklarıyla vereyim. Yayıncılık teknik alt yapısını çok iyi bilmek yine meslek gerekliliklerimizden bir tanesini oluşturuyor. İşimiz sadece görüntüyü toplamakla bitmiyor. Dünyanın hangi köşesinde olursak olalım topladığımız görüntüleri merkezimize ulaştırmamız gerekiyor. Bunun bütün yollarını gayet iyi biliriz ve uygularız. Bu yolları kolaylaştırmak için gelişen teknolojiyi takip etmek yine olmazsa olmazlarımızdandır.

Teknoloji ne kadar hızlı gelişirse gelişsin bizim ekipmanlarımızın ağırlığı o hızda düşmüyor. Çok yüksek oranlarla karşı karşıya olduğumuz meslek hastalıklarımızdan uzaklaşabilmek için mutlaka spor yapmamız gerekiyor.

Atlanmaması gereken bir özelliğimiz ise sanatçı yönümüzdür. Bu görüntüleri rastgele çektiğimizi kimse söyleyemez. Çerçeve, ışık, filtre, ses vs. gibi 7. Sanatın gerektirdiği tüm bilgileri bilir ve uygularız. Görüntülerimizi toplarken her ne koşulda olursak olalım bu bilgilerimizi kullanırız.

Kendimizi kameramızın önüne taktığımız objektifle özdeştiririz ve her zaman objektif oluruz. Zaten başka şansımızda yoktur. Olmayan bir şeyi gösteremeyiz. Biz gösteriyorsak vardır. Gazetecilik ilkelerinin en önemlisi olan objektif olma bizim işimizin özelliğinden alınarak o ilkeler içindeki yerini almıştır.

Belki bilmeyenler vardır. Medya işletmelerini diğer işletmelerden ayıran en önemli fark şudur. Şeridin en altında görev yapan, sokağa çıkıp ürünü toplayıp getiren kameraman, foto muhabiri, TV ve gazete muhabiri gibi meslek sahiplerinin kalitesi, o işletmenin kalitesini doğrudan belirler. Diğer işletmelerde üretilen mal ve hizmetin kusursuz olması için tepe yöneticiden aşağıya doğru uzanan bir zincir vardır. Ürünün nasıl çıkacağını tepe yönetici belirleyebilir. Uygun yapılandırmayla da hatasız ürüne ulaşılır. Ama medya da ürünü aşağıdaki eleman getirir. Nitelikli ürün gelmezse tepenin yapacağı hiç bir şey yoktur.

 

Celal Çevirgen

TRT Haber Merkezi

Şef Kameraman

Leave A Response »