Bookmaker artbetting.co.uk - Bet365 review by ArtBetting.co.uk

Bookmaker artbetting.gr - Bet365 review by ArtBetting.gr

Germany bookmaker bet365 review by ArtBetting.de

Premium bigtheme.net by bigtheme.org

CUMHURBAŞKANI DEMİREL’İN ARDINDAN

habkam 12 Mayıs 2016 0

CUMHURBAŞKANI DEMİREL’İN ARDINDAN

Dernek başkanlığım sırasında kameramanlara olan ilgi ve sevgisinden dolayı derneğe yaptığı maddi ve manevi destekleriyle 1998, 99 ve 2000 yıllarındaki himayeleriyle üç kez üst üste Çankaya Köşkü’nün kapılarını bizlere açtı. Görüntü yarışmamızın ödül törenlerine ev sahipliği yaptı. Ölümünün ardından mesleğimiz için, bizler için Köşk’ de yaptığı konuşmalardan hatırlatmalar yaparak kendisine saygılarımızı sunuyoruz. Allah rahmet eylesin.

1998 ’de Köşk’te yaptığı konuşmasından: “ Televizyon dünyayı küçültmüş ve insanları daha çok birbirine yaklaştırmıştır. Toplum hayatı değişmiştir, birçok şeyi zorlaştırmıştır, birçok şeyi de kolaylaştırmıştır.
Bu kadar muğlâk bir dünyada, bu kadar kargaşa dolu bir dünyada tabii ki olayların tespit edilip dünyanın her köşesine yayılması kamera ile mümkün değil, kameraman lazım. Ve onların ( görüntülerin ) anlamını yitirmeden tespit edilip ( haber merkezlerine ) gönderilmesi… Binaenaleyh, işin canı kamera değil, işin canı kameramandır”.

O yıllarda ülkemizde televizyonculuk açısından bir devrim yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Demirel şöyle devam etmişti: “ Hem kameraya, hem kameramana ihtiyaç doğdu. Şimdi kameramanlar sabahtan akşama kadar her hadiseyi takip eder ve kendilerine göre iyi bir görüntü, anlamlı bir görüntü alabilmek için uğraşırlar. Tabii ki neyin anlamlı olduğu da biraz kameramana bağlıdır. Yani bazı çok anlamlı sayılabilecek bir şeyi kameraman anlamlı saymazsa o, halka ulaşmaz. Yani fevkalade güzel, fevkalade enteresan, fevkalade nazik bir olay, onu anlatmak istiyorum.

Haber kameramanları, her türlü haber kaynağının peşindedirler Çok kere de büyük bir fedakârlıkla, heyecan içerisinde, başlarına geleceği hiç düşünmeden koşuşurlar. Siyasetçiler de haber kaynağıdır. Onların peşinde de koşarlar. Önlerini doldururlar, korumalarla itişirler, kakışırlar. Birbirleriyle itişip kakışırlar. Bu bir çekişmedir, bir yarıştır. Sanıyorum ki bu genç insanlar bundan çok büyük bir zevk almaktadırlar. Ne kadar zaman yapılabilir? Onu da bilmiyorum. Yani kaç sene buna dayanabilirsiniz? Onu da bilmiyorum. Ama her halükârda böyle bir dernek çatısı altında toplanıp, kameramanların haklarını arayacak bir meslek kuruluşu teşkil etmiş olmanızı memnuniyetle karşılıyorum.

Ben çok kere halkın içinde dolaşırken veya başka hizmetleri görürken, benimle beraber koşuşan kameramanlara da her zaman yardımcı olurum. Ama onlar yine benimle ilgili çok enteresan resimler de çekerler, pozları da yakalarlar.

Boyabat meydanındaki şapka kavgasını hiç unutmuyorum. Şapkamı birisi almaya kalktı, ben de vermemeye kalktım. Çünkü otobüsün üstüne çıkıp halkı selamlayacaktım. Epey çekiştik gene vermedim şapkayı. Çok güzel tespit etmişler. Onları fotoğraf olarak da kullandılar. Sonra, arşivlerde de vardır, her yerde kullanıyorlar. ( Cumhurbaşkanımızın sözünü ettiği görüntüler TRT haber kameramanı rahmetli Metin Harunoğlu ’na aittir.)

Bir yer, Omman’da bir kaleye çıkardılar. Kaleye çıktık. Kaleye çıkmak, kaleyi yapmaktan daha zor. Yani çık çık merdiven, merdiven… Nihayet kaleye vardık. Orada bir misafir odası yapmışlar, minderde oturuluyor. Mindere oturduk, kalkamıyoruz. Ondan sonra yine o pozumuz çıktı meydana… Hani her zaman da çok memnun olmayız o pozlardan. Ama netice itibariyle sevinci ile üzüntüsü ile işte kameramanlar hadiseyi tamamlarlar. Siyasetçilerin hizmetlerini tamamlarlar.

Benim kameramanlara söylemek istediğim bir şey var: Son bir kaç gündür karşılaştığım… Geri geri giderken, çekim yaparken dikkat edin. Yani otomobil değilsiniz ki geri vitese takıp gidesiniz… Çünkü düşüyorsunuz. Sizi ayağa kaldırmak da bana düşüyor. Çünkü ben, adım çıkmış “BABA” diye, o görevi yapmakla kendimi mükellef sayıyorum.

Hepinizi seviyorum çocuklar, hepinizi seviyorum ve onun için ben sizin ödüllerinizin burada ( Çankaya Köşkü’nde ) verilmesini istedim. Bu geleceği olan bir sanattır, işiniz. Ve çok güzel bir meslektir. Koşuşmaya devam edin. Benden duyacağınız bu. Hepinizin gözlerinden öpüyorum.”
1999 ’da Çankaya Köşkü’ deki ödül törenimizde yaptığı konuşmasından bir bölüm: “ Kamera, son 50 yılın sözlerinden biridir, son 50 yılın aletlerinden biridir; Kameraman ise, yine son 50 yılın meslek erbabından biridir. Kamera ve Kameraman; bakın bunların henüz Türkçesi bile yok; yani daha biz bunu Türkçeleştirmiş bile değiliz. Gerçi fotoğrafçıyla fotoğraf makinesini de Türkçeleştiremedik ama kamera ve kameraman olayı çok yeni bir olay.

Haber kameramanların nasıl görev yaptıklarını birçok kere gördük, hep görüyoruz eğer o anı kaçırırlarsa, onu bir daha yaşamak mümkün değildir. Onlar daima telaş içinde olacaklardır, itiş-kakış içinde olacaklardır; o da kolay bir iş değildir.

Onlar hizmetlerini yaparken, geçen sene de söyledim, bu sene de söylüyorum, ben bu genç insanları hep takdir etmişimdir. Çok kere bu itiş – kakışın içinde ben de zarar görürüm ama yine ben onları severek kucaklarım görevlerini yapıyorlar derim. Kızdığım zamanlar da olur ama onlara bir şey demem, kendi içimde söylerim. Velhasıl hayatın diğer işleri gibi, bu kameramanlık mesleği de böyle çapraşık bir meslektir.

Mesleğin bütün mensuplarını kucaklıyorum, sevgiyle kucaklıyorum. Ödül alanları tebrik ediyorum ve diğer kameraman meslektaşlarımızı da gelecek sene ödüllerini almaya buraya çağırıyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”
2000 yılında Çankaya Köşkü’ deki ödül törenimizde yaptığı konuşmasından bir bölüm.

“ Kameraman olayları topluma nakleden kişidir. Ve bunu yaparken de büyük fedakârlıklara katlanır. Tabii ki burada, yarışmada gördüğümüz gibi sadece muayyen hadiseleri tespit etmek değildir. Olay hadiselerin insanların en çok ilgileneceği şekilde tespit edilmesidir, sanat odur. Ve Çin ’li boşa söylememiştir. Çin ’li diyor ki: “Bir defa görmek, bin defa dinlemekten daha iyidir”. Ve işte böylece insanlar bin defa dinlemek için geçirecekleri ömrü bir defa görerek ömürlerini uzatmış oluyorlar.

Haber kameramanları bugünkü yaşamı değiştiren televizyon haberciliğinin ana unsurlarıdır. Büyük fedakârlıklarla çalışırlar ki onların nasıl çalıştıklarına biz şahidiz. Haber Kameramanları Derneği ’mizi tebrik ediyorum. Bir büyük kadirşinaslık göstermişlerdir. Rahmetli Melih UZUNYOL ve Salih PEKER’ i rahmetle anarken, görev uğrunda hayatını kaybetmiş bütün kameramanlara da Allah’tan rahmet diliyorum.

Bu sene yine güzel görüntüler getirdiniz ve sizi burada görmekten, kucaklamaktan, bu toplantıyı burada yapmaktan duyduğum mutluluğu ifade ediyorum. Bu sene de yine söyleyeceğim ki: sevgili çocuklar, kameramanlar hepinizi seviyorum. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum.

Bizler de Derneğimize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza verdiği desteklerden ötürü kendisine saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz, Allah’tan rahmet diliyoruz. Nur içinde yat. 17 Haziran 2015
Haber Kameramanı
Türkay KOÇ

Leave A Response »